27 Aralık 2007 Perşembe

tüp bebek ve psikoloji

Sevgili çiftler, kısırlık kimsenin istemediği bir durum. Ne yazık ki evli çiftlerin %15-20 gibi bir kısmı bu durumla karşılaşıyor. Türkiye gibi aile kurma ve çocuk sahibi olmanın çok önem verildiği ülkelerde kısır olmak bireyler üzerine ağır psikolojik sıkıntılar yüklemektedir. Burada, aile büyüklerinin, çevrenin, adet ve törelerin, toplumun baskıları bazen bir kabus niteliğini almaktadır.
Son 15-20 yılda kısırlık tedavisi konusunda büyük ilerlemeler kaydedildi. Tüp bebek ve bu kavramın içeriğindeki teknikler eskiden ümitsiz olan çiftlere özlemlerinin gerçekleşmesinde çok büyük imkanlar sağlıyor. Fakat, tüp bebek ve hatta klasik tedaviler bile maddi yönden pahalı olma özelliklerini koruyorlar.

Kısırlık tedavisi, ister klasik ister tüp bebek yöntemleri ile olsun, çiftler üzerinde büyük stress, kaygı, gerginlik, korku, uykusuzluk, iç sıkıntısı, depresyon gibi değişik derecelerde psikolojik baskılara neden olabilmektedir.

Kısırlık söz konusu olan çiftler, öncelikle bu sorunu çevrelerinden saklama ihtiyacı duyuyorlar. Daha fazla saklayamayınca da tedavi arayışına giriyorlar. Tedaviye girdikten sonra artık günlük hayattan kopuyorlar. Karı koca birbirlerine karşı daha içlerine kapanık hale geliyorlar. Çevrede gördükleri her çocuk onlarda bir burukluk ve hüzün yaratıyor. Sanki çocuk sahibi olamamak bir suçmuş gibi algılanıyor ve toplum içinde eziklik hissediyorlar.

Bütün bu anlattığım ifadeler tüm çiftlerde olmasa bile bazılarında değişik derecelerde izlenebiliyor. Bu konuda, çiftlere tedaviyi yapan doktora çok önemli sorumluluk düşmektedir. Doktorun, böyle durumları önceden sezebilmesi ve elden geldiğince çiftlere, aileye yardımcı olması, onlarla sohbet etmeye zaman ayırması gerekir. Çünki, bu karamsar tabloyu yok edecek mucizevi bir ilaç veya yöntem yok henüz. Fakat, biliyoruz ki sıkıntılarımızı paylaşmak hepimiz için rahatlatıcı etkiye sahiptir, çiftlere de tedavinin ağır manevi yükünü kaldırmada yardım edebilir. Doktor, çiftlere olduğu kadar gerekirse yakın aile çevresine de yardımcı olmaları yönünde telkinde bulunabilir.

Bazı kısırlık vakalarında çok kısa tedavi süresi veya ilk denemede gebe kalma gerçekleştiğinde bu tür psikolojik sıkıntılar daha hafif atlatılabiliyor. Diğer taraftan, uzun süredir tedavi görmelerine rağmen gebe kalamayan çiftlerde sorunlar daha ağır hale gelebiliyor. Böyle durumlarda doktorlara da büyük sorumluluk düşmektedir.

İnsanlar genel olarak sorunları ağır bile olsa onlarla başedebiliyor. Yeter ki sorunlarını anlatabilsinler, paylaşabilsinler. İnsanın sorunlar karşısında direnmesinde ve çözüm bulmasında en itici güç umudunun olmasıdır

Kısırlık ve tüp bebek te sık sorulan sorular

Aşılama tedavisi :
Tüp bebek öncesi, klasik tedavi içinde yer alan aşılama, rahim kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve sperm analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen gebe kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı oranı % 8-15 arasında kabul edilir. Aşılama için kullanılan sperm örneğinin yıkanması önemlidir. Yıkanmamış sperm ile aşılama yapılmamalıdır.

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon aynı mıdır?
Tüp bebek, uygulanan yöntemlerin Türkçe’de kullanılan genel adıdır. Mikroinjeksiyon bu yöntemlerin laboratuarda kullanılan teknik adıdır. Tüp bebek yapıldığı zaman zaten mikroenjeksiyonla yapılmaktadır.
Tüp bebek ne zaman yapılır?
Klasik kısırlık tedavisi ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, rahim kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.
Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?
Öngörüşme, muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra adet kanamasının 2. günü başvurulmalı.
Bir program süresi ne kadardır?
Yumurta gelişmesi, toplanması, embryo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.
Program ücret paketi nelerden oluşur?
Kullanılan ilaç ücreti dışında kalan, ultrasonla yumurta gelişmesi sırasında gerek duyulan kontrollar ve hormon tahlilleri, yumurta toplanması için hastaneye yatış, ameliyathane ve anestezi, laboratuar işlemleri, sperm alınıp hazırlanması, embryo transferi ve doktor ücreti (+ KDV) paket ücreti içindedir. Programa girmeden önce yapılan teşhis amaçlı hormon tetkikleri, rahim filmi (HSG), sperm tahlili, veya ilave tetkikler, yumurta gelişmesi amacıyla kullanılan ilaçlar ücrete dahil değildir. İlk öngörüşmeden ücret alımaz.
Erkeğin ilaç kullanarak sperm sayısı yükseltilebilir mi?
İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.
Varikosel ameliyatı sperm eksiklikleri üzerine olumlu etki yapar mı? pBaşa dön
Varikosel ameliyatı olup olmama sorusu çok sık gündeme gelen bir konudur. Bu konuda tüp bebek uzmanları ve üroloji uzmanları arasında bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Varikosel ameliyatının faydalı olma ihtimali en fazla % 50 vakada mümkün olabilir. İleri derecede sayı azlığı, hareket azlığı veya şekil farklılığı olan sperm analizi sonuçlarında pek düzelme olmuyor. Yine en iyi tedavisi yöntemi tüp bebek tedavisinde seçilmiş kaliteli spermin yumurta içine enjeksiyonudur (icsi).
Erken menapoz nedir ? tüp bebek yapılır mı? pBaşa dön
Erken menapoz kadının 35 yaş öncesi adet görmemesi durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir. Genç yaşta adetten kesilenler de bazan yumurtalıklar cevap verebilir. Yalnız tüm olumsuz ihtimaller hastaya önceden anlatılıp ona göre karar vermesine yardımcı olmak gerekir. Sonuçların pek yüz güldürücü olmadığı çiftlere önceden söylenmelidir. Ayrıca, bu tip hastalarda ilerdeki yaşamında gelişebilecek durumlar ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir.
Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı? pBaşa dön
Bu gibi durumlarda tüp bebek uygulamasından önce daha önceki uygulamalara ait tedavi safhaları ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.
Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?
Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf hormon elde etmek mümkün olmaktadır.
Polikistik Over (PCO) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS)’li kadınlar ne yapmalı? pBaşa dön
PCOS’li kadınlar hormonal yönden farklı oldukları için en çok ilaçla tedaviden fayda görürler. Zaten en çok kısırlık sebebi aylık yumurta gelişmesinin olmayışıdır. İlaçla yumurtalık uyarısı genellikle yumurta gelişmesi ve iyi bir gebelik şansı ile sonuçlanır. Fakat bu tip kadınlarda bazen yumurta gelişmesi için gereken doz ayarlamalarında zorluklar ortaya çıkar. Ya hiç yumurta gelişmez veya istenenden çok yumurta gelişerek tedavinin devamını imkansız kılar. Bu tip kadınlar ayrıca diabet, hipertansiyon gibi diğer bazı rahatsızlıklara da aday oldukları için bu yönde de araştırılmaları ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Hayat boyu takip gerekliliği konusunda uyarılmalıdırlar.
İleri derecede endometriozis veya çikolata kisti olanlar ne yapmalı? pBaşa dön
Bu tip kadınlarda kısırlık tedavisi endometriozisin yerleşme alanlarına, ve yaygınlığına bağlı olarak farklılık gösterdiği için her kadını kendi durumuna göre değerlendirmek gerekir. Bazen kistlerin alınması gerekir, bazen kistler alınmadan tedaviye devam edilebilir. Endometriozisli kadınların hayat boyu takip edilmeleri gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.
Miyom (myom) kısırlık nedenimi? olan kadın ne yapmalı? pBaşa dönMyomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani kanserle alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Myomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur. Benzer olarak senelerce çocuğu olmayıp da miyom ameliyatından sonra gebe kalan hastalar mevcuttur. Myomlar rahimdeki yerleşme yerlerine, sayılarına, büyüklüklerine göre çok farklı belirtiler verirler, bazen de farkedilmezler ve teadüfen muayene sırasında varlıkları saptanır. Bu nedenlerden dolayı her kadının kendi durumuna göre bir plan yapmak daha uygun olacaktır. Bir miyomun kısırlık nedeni olup olmadığına karar vermek için dikkatli bir jinekolojik muayene gerekir. Genellikle 5-6 cm boyutlarında olup ta sık kontrollarda büyüme gösteren myomlar operasyonla alınmalıdır. Myom olupta gebe kalan kadın sayısı az değildir.

Adet düzeni ve önemi pBaşa dön
Üreme çağındaki kadınların çoğunun adet düzeni ortalama 28 günde bir ve 26-32 gün sınırları içinde normal kabul edilir. Adetlerini bu şekilde gören kadınların büyük kısmında doğal yolla veya dışardan verilen ilaçlarla yeterli sayıda yumurta gelişmesi beklenen bir sonuçtur. Adet düzeni 32 günden fazla aralıklarla olan kadınlarda, özekllikle de 2-3 ay gibi aralıklarla adet görenlerde yumurta gelişmesi çok nadir hale gelebilir. Bazan bu duruma değişik derecelerde tüylenme ve kilo artışı eşlik ederse polikistik over sendromu (pcos) olarak adlandırılır. Bu gibi durumlarda mutlaka ileri araştırma yapılması gerekir. Polikistik overli kadınlarda yumurta gelişmesi için dışardan verilecek ilaçlara ihtiyaç olabilir.
Bir de, adetlerini daha sık olarak gören kadınlar vardır; ör: 22-25 günde bir gibi. Bu durumda sık adetin durumu araştırılmalı, eğer herhangi bir neden bulunmuyorsa belirli aralıklarla kontrollar yeterli olacaktır. Bu gibi kadınlarda yumurta gelişmesini değerlendirmek için hormon testleri ve ultrasonografik takip yapılabilir. Eğer yumurta gelişmesi yeterli değilse dışardan ilaç tedavisi uygun olabilir.

40 yaş ve üzeri kadınlarda kısırlık: pBaşa dön
Hangi nedenle olursa olsun bazı kadınların geç yaşta evlendiği bir gerçektir ve hepsinin çocuk isteği en doğal haklarıdır. 40 yaşından itibaren, hatta bazı çalışmalara göre 37 yaşından itibaren kadınlardagebe kalma şansı azalmaya başlamaktadır. Bu durumda olan ve çocuk isteyen kadınlarda klasik tedavilerin fazla uzatılmaması daha akıllıca olacaktır. Tüp bebek yöntemleri ile bile gebelik oranları % 10-20 seviyelerindedir.

Yüksek FSH nasıl değerlendirilir: pBaşa dön
Kadınlarda adet kanamasının 2-3 günü yapılan FSH ölçümü laboratuar normal üst sınırından fazla ise FSH yükselmesinden bahsedilir. FSH hormonu genellikle 37 yaşından sonra yükselme eğilimi gösterir. Kadınlarda menopoza girmeden yıllar önce (7-10 sene) FSH hormonunda seyrek olarak yükselmeler tesbit edilebilir. Zaman içinde bu yükselmeler daha sık olmaya başlar. FSH yüksekliğinin değeri arttıkça yumurtalıklardan yumurta geliştirme kapasitesinde azalma olabilir. Bu durum ancak ultrason takipleri ile tesbit edilebilir. Eğer yumurta gelişmesinde azalma söz konusu ise dışardan ilaç verilerek çocuk isteyen kadınlarda tedavi yapılabilir. FSH yükselmesi olan kadınlarda gebelik oranlarının biraz daha düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. Ayrıca klasik tedavilerle çok uzun süreler vakit kaybedilmemelidir. Bazen yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun süre tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz

Sperm analizinin önemi ve bazı terimler

Sperm analizi, tedavinin planlanmasında çok önemli değere sahiptir. Bu nedenle, iyi bir merkezde, bu işten anlayanlar tarafından yapılması gerekir. Eksik, yetersiz veya yanlış yapılan bir tahlil, yanlış tedavi planlanmasına, zaman kaybına ve tekrar tahlil istenmesi nedeniyle mali kayıplara neden olabilir.
Tedaviyi planlayan ve uygulayan doktorun sperm analizini yeterli şekilde değerlendirmesi hayati önemi olan bir konudur. Ayrıca, spermin nasıl ve hangi şartlarda alınması gerektiği de erkeğe iyice anlatılmalıdır.
Sperm tahlili için erkeğin 2-7 gün arası boşalmaması gerekir. Sperm verirken su, tükrük, sabun veya başka bir kayganlaştırıcı kullanılmaması gerekir. Sperm odası gürültüden uzak, sakin ve sessiz bir ortam olmalı, gözden uzak bir yerde bulunmalıdır. İçinde lavabo, temizlik malzemeleri, rahat bir oturma imkanı olmalıdır. Bazen uygun olmayan şartlarda sperm vermek zorunda kalan erkekler bu konudan şikayetçi olmaktadır. Sperm vermede sorun yaşayanlar için gerekli imkanlar sağlanmalıdır.
Azospermi:
Erkeğin menisinde canlı veya cansız hiç sperm hücresi olmamasıdır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkar:
Tıkayıcı tip: Burada erkeğin yumurtalıklarında (testis) sperm hücre yapımı olmasına rağmen hücreleri ileten kanallarda tıkanıklık olması nedeniyle (daha önce geçirilmiş iltihabi bir hastalık gibi) sperm hücreleri dışarı çıkamaz. Bu hastalarda enjektör ve iğne yardımı ile sperm kanallarından hücre alınır. (tesa, mesa, pesa)
Hücre yapımının olmaması: Burada ise sperm hücresini yapımı ya hiç olmamakta, ya da hücre olgunlaşması tamamlanamadığı olgun sperm hücresi bulunmamaktadır. Bu tip azospermi pek çok nedenden olabilir: Ör: İnmemiş testis, genetik kaynaklı gibi. Bu hastalarda testislerden iğne yardımı ile hücre aranır (tesa). Eğer hücre bulunamazsa testislerden biyopsi ile çok küçük parçalar alınır ve hücre aranır (tese, mikrotese)
Her iki azospermi tipinin ayırıcı tanısında
Sperm analizi
Erkeğin muayenesi
Erkeğin hormon tetkiklerinin
Erkeğin genetik tetkikinin yapılması gerekir.
Tıkayıcı tipte olan azospermi de hücre bulunma şansı hemen hemen kesindir ve başarı şansı yüksektir,
Hücre yapımının olmadığı veya çok az olduğu ikinci tipte hücre bulunma şansı %30-50 dir. Eğer hücre bulunamazsa en az 6 ay ara ile biyopsi tekrar edilebilir.
Bazı durumlarda, azospermi tanısı konulanlarda nadir de olsa tekrar yapılan menide yapılan sperm analizinde çok az sayıda canlı hücre bulunabiliyor. Bu nedenle, hastaların her zaman dikkatli değerlendirilmesi gereklidir.

Bu genel bilgiler dışında, her erkeğin kendi özel durumuna göre bir değerlendirme yapılıp ileriye yönelik tüp bebek şansı ayrıca ayrıntılı olarak tartışılıp ona göre karar verilmelidir.

İmmotil sperm: (%100 Hareketsiz)
Erkeğin menisinde hareketli sperm hücrelerinin olmayışıdır. Burada hücrelerin kuyruk yapısında bir anormallik söz konusudur. Hücre sayısı değişik olabilir. Burada, iki durum söz konusudur:
Hücrelerin hepsi ölüdür
Hücrelerin bir kısmı canlıdır fakat hareket yeteneğini kaybetmiştir.
Bunun için canlılık testi yapılır. Bu test sonucuna göre uygun vakalarda tüp bebek yaplır. Eğer canlı hücre yoksa erkeğin testislerinden biyopsi ile sperm hücresi aranır.

Oligospermi: (Sayı)
Sperm hücrelerinin sayı olarak azlığını ifade eder. Eğer, sperm hücre sayısı 20 milyon/ml den az ise oligospermi tanısı konur. Bu azlığın derecelerine göre tedavi düzenlenir.

Astenospermi: (Az Hareketlilik)
Sperm hücrelerinin hareket azlığını ifade eder. Burada:
Hızlı ileri hareketli (hiperaktif) (a)
Yavaş hareketli (b)
Yerinde hareketli (c)
Hareketsiz (d)
Şeklinde bir sınıflandırma vardır. Tedavinin planlanmasında özellikle Hiperaktif olanlar önemlidir.

Teratospermi: (Şekil farklılıkları)
İnsan sperm hücrelerinin kendine has “iğ” şeklinde bir baş yapısı vardır. Bazen sperm başı değişik şekillerde olur. Her normal sperm analizinde bazı hücrelerin “anormal şekilli” şeklinde yazıldığı görülür ve belli bir yüzde ile ifade edilir. Eğer, anormal şekilli sperm hücrelerinin oranı hemen hemen % 100 ise teratospermiden bahsedilir. Bu tanı bazen hastalarda kaygılara yol açmaktadır. Sanki bu hücrelerle tüp bebek yapılırsa ve gebelik oluşursa bebeğin anormal olmasından korkulmaktadır. Halbuki, bu tip hücreler doğal yollardan kadının yumurtasını dölleyemezler; ancak, tüp bebek uygulamasında kullanılabilirler.
Şunu unutmamak gerekir: Tüp bebek uygulamalarında sperm hücreleri ne durumda olursa olsun, gerek duyulduğunda genetik testlerin yapılmasından kaçınmamalıdır. Tedavilerin ayrıntıları çiftlerle beraber tartışılmalıdır.

Aglütinasyon: (Kümeleşme)
Sperm hücrelerinin baş, kuyruk gibi bölgelerinden irili ufaklı kümeler oluşturmasıdır. Bu durumda sperm hareket etse bile yerinden ayrılamadığı için yumurta dölleme kabiliyetini kaybetmiştir. Bu durmda mutlaka sperm yıkama yapılarak değerlendirilmelidir. Genellikle menide bulunan bazı bağışıklık maddeleri bu duruma yol açabilir.

Sperm yıkama:
Günümüzde sperm analizinin artık ayrılmaz bir parçası olmuştur. Yıkama yapılmadan bir sperm analizini değerlendirmek çok sağlıklı olmamaktadır. Bazı özel hücre kültürü sıvıları ile meni yıkanarak istenmeyen maddeler ayrılarak sağlıklı sperm hücrelerinin değerlendirilmesi mümkün olmaktadır.

Kruger Testi:
Bu test sperm şekline göre yapılan özel bir değerlendirmedir. Sonuçlar infertilite tedavisinin planlanmasında önem arzeder. Şöyle ki:
%14 ve üzeri normal, doğal ilişki veya aşılamaya uygun
%5-13 sınırda, yıkama sonuçlarına, ve diğer infertilite nedenlerine göre karar vermek gerekir
%4 ve daha az ise tüp bebek gerekir.
Kruger kriteri azaldıkça spermin yumurtayı dölleme yeteneği de azalmaktadır.

Diğer kriterler:
Sperm hücrelerinin değerlendirilmesi genellikle meni alındıktan 2 saat sonra değerlendirilmektedir. Özellikle bazı durumlarda 2. saatte hücre hareketi yüzdesi iyi iken, 6 ve daha ileri saatlerde bu yüzdenin hızla azaldığı ve bazen % 0 olduğuna raslanmaktadır. Bu önemli bir kriterdir
Menide toplam ileri hareketli sperm sayısı 5 milyon altında ise tüp bebek daha iyi bir tedavi yöntemdir.
Meni miktarı normalde 2-7 cc olarak kabul edilir. Bazen 2 cc altında meni elde edilir. Bu az miktar meni ile doğal yoldan gebe kalma şansı çok düşüktür.
Gereksiz kullanılan bazı ilaçlar sperm analizinde tam ters bir etki ile hücre azlığına veya yokluğuna yol açabilir. Bu gibi durumlarda ilacı kestikten en az 2 ay sonra yeni bir tetkik yapılmalıdır.
Aşırı sigara ve alkol tüketimi (özellikle 5-10 seneden fazla) sperm hareket ve sayısında azalmalara yol açabilir
Başka bir hastalık nedeniyle alınan ilaçlar (ör: mide rahatsızlıkları, depresyon) sperm üzerinde olumsuz etki yapabilirler

Tüp bebek uygulamalarının başarı şansı

Tüp bebek tedavisi çok değişik nedenlerden dolayı yapıldığı için gebelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. Daha önce bahsedildiği gibi özellikle:
Kadının yaşı
Uzun evlilik süresi
Erkek spermi ile ilgili bazı faktörler. Ör: azospermi, varikosel, oligosperm, immotil sperm
Hormonal faktörler
Üreme organları dışında bazı özel hastalıklar
Geçirilmiş eski hastalıklar
Daha önce gebelik olup olmadığı
Daha önce doğum veya düşük olması
gibi pek çok faktör tedavinin başarı şansını etkilemektedir.

Tüp bebek yönteminin başarı şansından bahsederken, öncelikle tedavi gören çiftin kendi özel şartlarını göz önüne almak gerekir. Bu şekilde bakıldığında, gebelik oranları bazı gruplarda % 5-10, bazılarında %25-40, bazı gruplarda ise % 50-70 olmaktadır. Çok küçük bir hasta grubunda ise gebelik elde etmek mümkün olmamaktadır.
Diğer taraftan, her merkezin tüp bebek için bir ortalama gebelik oranı vardır. Yani, hep genç ve problemsiz, veya kısırlık sebebi kolayca aşılan hastaları programa alan bir merkez ile, gebeliğin zor elde edildiği hastaları da kabul eden bir merkezin gebelik oranları farklı olacaktır. Bir merkezi değerlendirirken ne tür hastaları kabul ettiğini de göz önüne almak gerekir.
O halde, tüp bebek merkezleri nin gebelik oranı yaklaşık % 25-60 arasında değişebilir.
Tabii, burada merkezlerin laboratuar şartlarının normal olduğunu varsayıyoruz. Tüp bebek merkezi nin laboratuar şartları da başarı sansını etkileyen önemli faktörlerdendir.
Tüp bebek uygulaması için belli bir gebelik şansının olduğunu biliyoruz, uygulamaların bir kaç kez denemesinde fayda vardır. Fakat, çiftin özel durumuna göre, 1-3 denemede gebelik elde edilemezse yeni bir denemeden önce durumun tekrar değerlendirilmesi, gerekiyorsa yeni tetkikler yapmak, ve çifti durumları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilendirmek uygun olur.
Tüp bebekte başarı bilinen faktörler yanında bilinmeyen pek çok faktörün etkisi altındadır. Bilinmeyen konularda araştırmalar halen yoğun olarak sürmektedir. Gebelik oranları, bu nedenlerden dolayı sürprizlere de açıktır.

Gebelik oranlarındaki değişiklikler hakkında bazı örnekler fikir verebilir:
Kadın yaşı 40 ve üzeri ise gebelik oranları % 10-20 civarına inebilir
Erkekte azospermi hücrelerin yapım aşamasındaki bir durumla ilgili ise gebelik oranı % 10-40 arasında değişebilir
Hem kadın yaşı ileri, hem de azospermi varsa gebelik oranı % 0-20 arasında olabilir
Daha önce 2-3 ten fazla erken düşük varsa başarı sansı azalabilir
Herşeyin normal olduğu vakalarda defalarca tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilemeyebilir.
Muayene ve tetkik sonuçlarına göre başarı şansı düşük olacağı varsayılan bir denemede çok olumlu sonuçlar alınabilir
Bazen, tüpbebekte gebelik elde edilemezken, tedaviye ara veren çiftlerde daha sonra kendiliğinden gebe kalanlar olabilir.
Tüp bebek merkezleri ni veya doktorları arayan hastaların büyük bir kısmı doğrudan gebelik oranlarını sorarak bir karar verme eğiliminde olmaktadırlar. Halbuki, kendi özel durumlarının değerlendirilmesinden sonra bir karara varmaları daha doğru bir tutum olacaktır.

17 Aralık 2007 Pazartesi

Adım Adım Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek Tedavisi Hangi Aşamalardan Oluşur? Tüp bebek tedavi süreci çeşitli basamaklardan oluşmaktadır. İlk aşama: Eğitim Tedavinin ilk basamağını tüp bebek koordinatörünün vereceği eğitim oluşturur. Bu aşamada işlemler hakkında bilgi verilerek, tedavinin planı ve nasıl yürütüleceği anlatılır, ilaçlarınızı nasıl kendi kendinize yapacağınız öğretilir ve gerekli onay formları imzalatılır.İkinci aşama: Yumurtalıkların baskılanması Tüp bebek tedavisinin temelini, kadının yumurtalıklarının tamamıyla kontrol altına alınması oluşturur. Bu amaçla GnRH agonisti veya GnRH antagonisti adı verilen ilaçlar kullanılır. Tedaviyi yürüten hekim bu ikisi arasından size uygun olanı seçecektir. Bu ilaçlar sizin istenilen zamandan önce yumurtlamanızı engeller. Bu ilaçlar ya burun spreyi ya da cilt altına uygulanan enjeksiyonlar şeklindedir. Kendi kendinize kullanmanız için gerekli eğitim size verilecektir. Üçüncü aşama: Yumurtalıkların uyarılması ve yumurta gelişiminin takibi Tüp bebek tedavisinin başarısı kadın yumurtalıklarında çok sayıda yumurta üretilmesine bağlıdır. Bu amaçla, daha önce belirtilen ilaçlar ile kontrol altında tutulan yumurtalıklar, yumurta gelişimini uyaran ilaçlar ile uyarılır. Bu ilaçlar cilt altına veya kas içine yapılan iğnelerdir. Yumurtalıkların bu ilaçlar ile uyarılması yaklaşık 10 gün sürer. Bu süreç içerisinde yumurta gelişiminizin takibi için birkaç kez kontrol edilmeniz gerekmektedir. Bu kontrollerde ultrasonografiniz yapılır ve gerekli duyulduğunda kanınızda hormon düzeylerine bakılıp ilaçlarınızın doz ayarlaması yapılır.Dördüncü aşama: Yumurtaların toplanması Yumurta gelişiminin takibi sırasında, yeterli sayıda yumurtanın olgunlaştığı tespit edildiği gün, yumurtaların en son gelişim basamağını tamamlamak üzere hCG (human chorionic gonadotropin) enjeksiyonu yapılır. Yumurtaların toplanması bu son ilaç enjeksi-yonundan sonraki 36.saate programlanır. Yumurtaların toplanması sırasında sakinleş-tirici, uyku verici ilaçlar verilebileceği gibi işlem tümüyle anestezi altında da gerçekleşti-rilebilir. İşlem, yumurta gelişim takiplerinizde yapılan vajinal ultrasonografi uygulamasına benzer. Tek farkı vajinal ultrasonografi aletine bağlı bir iğnenin vajenden geçirilip yumurta-lıklarınızın içerisindeki yumurtaları topla-masıdır. İşlemin süresi ortalama 30 dakikadır. Sperm hücreleri ile dölleme işlemi yumurtaların toplandığı gün gerçekleştirilir. Yumurtaların toplanmasını takiben 2-3 saatlik dinlenmenin ardından çift hastaneden taburcu edilir. Bu aşamadan sonra kullanılacak ilaçlar konusunda çifte bilgi verilir. Beşinci aşama: Laboratuvar işlemleri Yumurtaların toplanmasından bir gün sonra, yumurtalardan kaçının normal şekilde döllendiği konusunda çifte bilgi verilir. Bu aşamadan sonra normal olarak döllenen yumurtalar laboratuvarda 2 ile 5 gün arasında izlenerek, uygun görülen zamanda, aralarında en kaliteli olanlar belli sayıda seçilerek anne rahmine geri yerleştirilirler. Bu yerleştirme işleminin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda çifte bilgi verilir. Son Aşama: Embriyo transferi Transfer işlemi öncesinde çifte transfer edilecek embriyo sayısı ve kalitesi konusunda bilgi verilir. Transfer işlemi, çok basit bir muayene işleminden farksızdır. Herhangi bir anesteziye gerek duyulmaz. Transfer öncesi tek istenilen anne adayının su içip idrar torbasını bir miktar doldurmasıdır. Çünkü transfer işlemi ultrasonografik gözlem altında yapılmakta ve bunun için de idrar torbasının bir miktar dolu olması gerekmektedir. Transfer işlemi sırasında, embriyolar ile yüklenmiş olan bir kateter vajenden ve rahim ağzından geçirilerek rahim içerisine yerleştirilir ve embriyolar rahim içerisine bırakılır. Eğer yerleştirme işleminden sonra geride iyi kalitede embriyo veya embriyolar kalmış ise çiftin onayı alınıp bu embriyolar ileride kullanılmak üzere dondurulup saklanır. Transfer sonrası 3-4 saat hastanede dinlendikten sonra çift evine yollanır ve bayanın o günü dinlenerek geçirmesi istenir. Gebeliğin gelişimini desteklemek için progesterone, estrojen ve/veya hCG takviyesine yumurtaların toplanmasından veya embriyoların transferinden sonra başlanabilir. Tedavinin sonucunu, transferden 14 gün sonra yapılan gebelik testi ile öğrenmek mümkündür. Eğer testiniz olumlu çıkarsa 3 hafta sonra bebeğinizin kalp atımlarını gözlemek için ultrasonografi randevusu verilir.

Tüp Bebekte Başarıyı Arttıran Uygulamalar

Uygulama öncesi kadının iyi değerlendirilmesi, İyi yönetilen bir yumurtlama tedavisi, Titizlikle gerçekleştirilen bir embriyo transferi Yukarıdaki uygulamalar dışında başarıyı artıran diğer klinik ve laboratuvar uygulamalar: Embriyo dondurma Tüp bebek tedavisinde transfer sonrası artan iyi kalitedeki embriyolar dondurulup saklanabilir. Bu embriyolar ileride çözünüp, gebelik sağlamak için kullanılabilir. Dondurulmuş embriyolar kullanıldığında, kadının yumurta gelişimi için ilaç tedavisi almasına ve yumurta toplama işlemine girmesine gerek kalmaz. Başarılı bir embriyo dondurma programı, tüp bebek tedavisinin gebelik şansını artıran önemli bir uygulamadır. Preimplantasyon genetik tanı Preimplantasyon genetik tanı, ileri anne yaşı, tekrarlayan başarısız tüp bebek uygulamaları, ciddi erkek faktörü infertilitesi gibi zor olgularda başarı şansını arttırmak için başvurulan bir yöntemdir.Yardımcı mikromanipülasyon yöntemleri Assisted Hatching Kadın yaşının 38’in üzerinde olduğu, embriyoyu çevreleyen zarın kalın olduğu, kadındaki FSH hormon düzeyinin yüksek olduğu ve tekrarlayan tüp bebek denemelerinde bir sonucun alınamadığı vakalarda bu yöntemin sonucu iyileştirebileceği düşünülmektedir. Bu yöntemde embriyo transfer edilmeden önce dış kabuğunda yapay bir delik açılmaktadır. Sitoplazmik Transfer Kötü yumurta ve/veya embriyo kalitesi varlığında tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarını önlemek amacıyla denenmektedir. Şu aşamada günlük kullanıma girmeyen deneysel bir uygulamadır. Blastokist kültürü Embriyoları, yumurtalar toplandıktan sonraki 2. veya 3. günde değil de laboratuvar ortamındaki gelişimlerini 5. veya 6. güne kadar devam ettirip blastokist aşamasında transfer etmek, daha olumlu sonuçlar verebilir. Çünkü bu evreye ulaşabilen embriyolar daha seçilmiş, rahime tutunma potansiyeli daha yüksek olan embriyolardır. Yine de günümüzde blastokist transferinin sonuca mutlak katkısı tartışmalıdır. Endometrial ko-kültür Embriyoların, tedaviye başlamadan önce anne adayından toplanmış ve dondurularak saklanmış olan rahim içi endometrium hücreleri üzerinde kültüre edilmelerinin tekrarlayan kötü embriyo kalitesi ve tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan çiftlerde sonuç verebileceği düşünülmektedir.Tüp bebek öncesi tüplerin çıkartılması Tüp bebek tedavisi, kadının tüplerindeki tıkanıklık nedeniyle yapılıyorsa ve bu tıkanıklık tüplerin içinin sıvı ile dolup genişlemesine neden oluyorsa, tüp bebek tedavisi öncesi herhangi bir işe yaramayan bu tüplerin çıkartılmasının tüp bebek tedavi başarısını artıracağı düşünülmektedir.Microdissection TESE Menisinde sperm hücresi olmayan erkeklerde, testisten sperm bulmak amacıyla mikroskop altında içinde sperm olduğu düşünülen geniş ve sağlıklı kanalların bulunması işlemine verilen addır. Bu yöntemle daha verimli bir şekilde sperm elde etme şansı doğmaktadır.

Preimplantasyon Genetik Tanı

Tüp bebek merkezlerinde artık insan embriyoları anne rahmine yerleştirilmeden kalıtsal-genetik hastalıklar açısından taranabilmektedir. Bu yöntemin adı ‘preimplantasyon genetik tanı’ yöntemidir. Bu yöntemle, kalıtsal-genetik hastalıklı çocuk sahibi olma açısından risk altında olan çiftlerde tüp bebek uygulaması yapılıp çok sayıda embriyo gelişiminin sağlanması ve bunların arasından etkilenmemiş olanların bulunması gerçekleştirilmektedir. Laboratuvar ortamında elde edilen embriyolardan bir veya iki hücre örneği alınarak kalıtsal hastalık taşımayan embriyolar seçilebilmektedir. Sağlıklı olduğu tespit edilen embriyolar anne rahmine yerleştirilmektedir. Hangi Durumlarda Uygulanmaktadır?
1. Aşağıdaki hastalıklara ait gen bozukluğunu taşıyan anne ve baba adaylarında: Talasemi (Akdeniz anemisi), Orak hücreli anemi, Kistik fibrozis, Tay-Sachs hastalığı, Hemofili A ve B, Retinitis pigmentoza, Alport hastalığı, a1 antitripsin eksikliği, Frajil X sendromu, Fenilketonuri, Epidermolizis bülloza, Duchenne musküler distrofi, Myotonik distrofi, Fanconi anemisi, X’e bağlı hidrosefalus, Akondroplazi, Nörofibramotozis, Kan uyuşmazlığı (Rh D) hastalığı, Marfan sendromu, Hunthington hastalığı. 2. Cinsiyet belirlenmesinde: Embriyoların cinsiyetinin tayini ve istenilen cinsiyetteki embriyoların anne rahmine yerleştirilmesi yalnızca tıbbi gerekçeler var ise yapılmaktadır. X kromozomuna bağlı geçiş gösteren kalıtsal hastalıkların önlenmesi amacıyla bu yöntem uygulanmaktadır. Çünkü bazı hastalıklar yalnızca bir cinsiyette ortaya çıkma riski taşımaktadırlar. 3. Kardeşi ile doku uygunluğu gösteren bebek isteniyorsa: Kök hücre nakli (göbek kordon kanı veya kemik iliği nakli) yapılması gereken, talasemi, orak hücreli anemi, hemoglobinopati, lösemi ve bağışıklık sistemi yetmezliği gibi problemli çocukları olan ailelerde, hasta kardeşi ile doku uygunluğu olan bir bebek yaşama getirmek için de preimplantasyon genetik tanı teknolojisi uygulanmaktadır. 4. Tüp bebek uygulamalarında başarıyı artırmak için: Başlangıçta yalnızca genetik hastalığa sahip embriyoları anne rahmine yerleştirmeden önce tespit edip, sağlıklı olmayan bir gebeliğin oluşumunu önlemeyi ve böylece, ilerleyen bir gebeliğin sonlandırılmasını ortadan kaldırmayı hedefleyen preimplantasyon genetik tanı uygulamaları, zaman içerisinde tüm tüp bebek uygulamalarında başarıyı artırmak için kullanılan bir yöntem halini aldı. Bu nedenle; Tekrarlayan tüp bebek denemelerinde gebelik elde edemeyen çiftlerde, Ciddi sperm bozukluklarına ve erkek infertilitesine sahip çiftlerde, İleri anne yaşına sahip çiftlerde, preimplantasyon genetik tanı uygulaması yapılarak tüp bebek tedavisinin başarısı arttırılmaya çalışılmaktadır. Bu durumlarda preimplantasyon genetik tanı, embriyoların sayısal ve yapısal kromozom bozuklukları içerip içermediği belirleyerek sağlıklı embriyoların transferi ile gebelik şansını artırmaktadır.5. Tekrarlayan düşük yapan çiftlerde: Tekrarlayan düşük yapan çiftlerde, eğer bu düşüklerin nedeni olarak herhangi bir problem tespit edilememiş ise preimplantasyon genetik tanı uygulaması ile ailenin sağlıklı bir bebeğinin olması sağlanabilir. Bilimsel veriler bu tür problemi olan çiftlerin tüm tetkikleri normal sonuç vermiş olsa bile, oluşturdukları embriyolarda beklenenden daha yüksek oranda sayısal kromozom bozukluğunun olduğunu göstermektedir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi ile bir defada çok sayıda embriyo oluşumunu sağlayıp, preimplantasyon genetik tanı ile de aralarından en sağlıklısını seçip anneye vermek sonuç verici bir yaklaşım olacaktır. Yöntemin Yanılma Payı Nedir? Bu yöntemin hatalı sonuç verme şansı yöntemi uygulayan merkezin deneyimine bağlı olarak değişmekle birlikte gen defektlerinde ve kromozomal sayı bozukluklarının tanısında % 97 güvenilirlikte sonuç vermektedir. Yöntemin Başarı Şansı Nedir? Yöntemin başarı şansı yüksektir. Bir veya iki hücre alınan embriyolar gelişimlerini normal olarak sürdürebilmekte ve tüp bebek tedavilerinde elde edilen başarı oranlarına eş değerde gebelik oranları sağlanabilmektedir. Hatta yukarıda bahsedilen tekrarlayan tüp bebek denemelerinde gebelik elde edemeyen çiftlerde, ciddi sperm bozukluklarına ve erkek infertilitesine sahip çiftlerde, ileri anne yaşına sahip çiftlerde ve tekrarlayan düşük yapan çiftlerde normal tüp bebek başarı oranlarının üzerine çıkan gebelik oranlarının da elde edileceği konusunda görüşler ağırlık kazanmaya başlamıştır. Sonuç Preimplantasyon genetik tanı daha embriyo anne rahmine yerleştirilmeden yapıldığı için aile için son derece kolay kabul edilebilen ve benimsenen bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Yani gebe kalındıktan sonra fetüsten anne karnında sıvı, doku veya kan örneği alarak hastalık tanısı konulunca gebeliğin sonlandırılması gibi anne ve aile için zor ve sıkıntılı bir süreç yaşanmamış oluyor. Bu yüzden genetik tanı yöntemleri arasında en etik ve kabul edilebilir olanı olarak karşımıza çıkıyor